Röportaj: Ayşe Kulin Veda Kitabı

FavoriteLoadingOkuma Listeme Ekle

* Tebrik ediyorum, yine bir solukta okunan bir kitap “Veda”, bu kitabınızda da biyogafik verileri harika kullanmışsınız. İşgal günleri etkileyici bir şekilde anlatılıyor, siz bu araştırmayı yaparken ne duygular yaşadınız?
-
Çocukluk günlerime döndüğümden, kitap boyunca tuhaf bir nostalji içindeydim. Tarih okumayı çok sevdiğim için, keyifli bir çalışma oldu. Ezber edilenlerin dışına çıkarak, değişik bir açıdan tarihi değerlendirmenin insanın ufkunu genişlettiğini söylemek isterim. Keşke ülkenin tüm sorunlarına değişik açılardan bakabilme imkanımız olaydı, inanın pek çok sorunu kolayca hallederdik.

* “Veda”da Osmanlı’nın son Maliye Nazırı Ahmet Reşat Bey ve ailesi aracılığıyla o dönemi anlatıyorsunuz. Roman bittiğinde devamı olmalı diye düşünüyor insan, acaba devam kitabı yazmayı düşünüyor musunuz?
-
Halen yazmakta olduğum kitabı bitirdikten sonra, 1925 itibaren Atatürk’ün ölümüne kadar geçen yıllarda Türkiye’de neler yaşanmış olduğunu bir ikinci romanda anlatmak istiyorum. Cumhuriyet tarihimizin bence en önemli dönemlerinden biri de bu dönemdir.

* Son Osmanlı Padişahı Vahdettin’i çoğu düşüncenin aksine vatan haini olarak değil de, İstanbul’u, sarayını, tahtını kurtarmaya uğraşan bir Padişah olarak çiziyorsunuz. Bu konuda tarihçilerden veya bazı kesimlerden tepki aldınız mı?
-
Vahdettin’i bir vatan haini olarak değil de, aciz ve kime inanacağını şaşırmış bir padişah olarak çizdim. Yaptıkları yanlıştı ama bende bir ‘vatan haini’ duygusu hiç uyandırmadı. Halkına en az zararı vererek ve İstanbul’u kollayarak bir çıkış yolu aramakta olan, etrafı kifayetsiz muhterislerle sarılmış çaresizlik içinde bir adam! Vahdettin’i böyle yorumlamamdan dolayı bana henüz herhangi bir tepki gelmiş değil.

* Kitabın başında, dedenizin Ahmet Reşat Yediç’in mektuplarından ve Dahiliye Nazırı Ahmet reşit Bey ile Talat Paşa’nın eşi Hayriye Hanımefendinin hatıratından da yararlandığınız notu düşülmüş. İstanbul’daki o konakta yaşananların gerçek bir hayat hikayesi olduğunu söyleyebilir miyiz?
-
Veda’ya yarı gerçek yarı kurgu bir hikaye diyebiliriz. Tarihi olayların tümünü kaynaklara bakarak yazdım. Kişilerin kimi kurgu kimi de gerçektir.

* Kitaptaki önemli karakterlerden biri olan Milli Mücadeleye gönül koyan “Azra Hanım” hakkında bir kitap yazmayı planlıyor musunuz?
-
Hayır. Azra tamamen kurgulanmış bir karakter. Konakta yaşayan diğerleri gibi yarı gerçek dahi değil. O üzerine düşeni, bu romanda yaptı ve edebiyatın içindeki yerini aldı. İlerde işgal günlerine dair Maraş’da geçen bir öykü yazacak olursam belki yine canlanır ama şu anda derin uykuda. Kitaptaki Mehpare karakteri, aşkı için her şeyi göze alan, cesur, yürekli bir kadın çiziyor.

* Acaba sizin vermek istediğiniz mesaj, tüm kadınların şartlar ne olursa olsun yere sağlam basabilmeleri mi?
-
Ben bu romanı herhangi bir mesaj vermekten çok, işgal günlerinde yaşanan acıları ve gerçekleri aktarmak için yazdım. Elbette her kadının, şartları ne olursa olsun, ayaklarını yere sağlam basmasını dilerdim ama ülkede 6 milyon okur- yazar olmayan kadınla böyle bir şey temenni etmek safdillik olur.

* Kitabın sonundaki mektup, sizin dedenizin yazdığı mektup sanırım. Osmanlıca olan mektubu Murat Bardakçı’ya çevirttiğinizi biliyorum. Mektubun dili, o dönemi anlatması bakımından gerçekten çok etkileyici. O mektubu İlk okuduğunuzda neler hissettiniz?
-
O mektuba gelene kadar, Murat Bardakçı ile otuza yakın mektup okuduk. Öncelikle beni atalarıma bağlayan alfabeyi öğrenmemiş olmama hayıflandım. Bir gün bu mektupları çözmek isteyebileceğimi düşünseydim, eski harfleri öğrenirdim herhalde. Dedemin ve büyükbabamın, eşleri olan Behice ve Leman hanımlara, onların da babalarına ve kocalarına hatta büyük teyzem Sabahat’in enişteme yazdığı mektupları da okudum. Her biri beni bir başka zamana aldı götürdü. İçim hasret ve hüzünle doldu. Savaşmayan bir ülkede, sürgünde yaşamaya mecbur edilmeden geçen hayatıma şükürler ettim. Büyüklerim benim kadar şanslı değillermiş.

* Tiyatro sanatçıları, Yıldız Kenter ve Müjdat Gezen ile birlikte Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu UNICEF’in iyi niyet elçileri olarak seçildiniz. Açıklandığı üzere, iyi niyet elçilerinin görevi; ülke ve dünya çocuklarına yardım toplamak. Siz bu konuda ne gibi faaliyetler yapmayı düşünüyorsunuz?
-
Zaten yıllardır gerek Kardelenler için olsun gerek Unicef için olsun, bazı çalışmalara katılmaktaydım. Ülke çocuklarının sağlığı ve eğitimine aktarılacak miktarlar için kampanyalara katılmaya devam edeceğim.

* Okurlarınıza iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
-
Herkese keyifli, mutlu bir bayram diliyorum.


Kaynak: mavianne.blogspot.com

FavoriteLoadingOkuma Listeme Ekle
Yazıyı BeğenmedimYazıyı Beğendim (+5 Puan, 4 Oy)
Loading ... Loading ...

Bu yazı 27 Temmuz 2009 tarihinde Kitapkolik.Net tarafından Röportajlar kategorisi altına yazılmış ve defa okunmuş.

16 Yorum yapılmış...

  • Murat
    27 Temmuz 2009 |

    Güzel bir kitap. Okunması gereken kitaplardan biri bana göre.

  • 30 Temmuz 2009 |

    bencede :) teşekkurler makale için

  • nur
    25 Eylül 2009 |

    slm ayşe hanımm
    yazılarınız çok güzell
    gerçekten
    bi solukta okunuyor

    ama sizden bişey istiyorum
    önce veda sonra umudu okudum umudun devamı olacakamıı
    bunu çok merak ediyorum
    çünki sabahat aramla evlenmedii başta geniş tuttunuz hayatlarını ama sonradan keserek gittiniz
    lütfen devamını yazın.şimdiden tşklerr sizi çok seviyorummm

  • mehtap
    01 Ekim 2009 |

    ben önceden roman okumazdım daha doğrusu hangi tür kitap okuyacağımı bilemezdim öğretmenim vasıtasıyla veda romanını okudum 4 günde bitirdim artık hep ayşe kulinin kitaplarını okumayı düşünüyorum şu anda nefes nefese romanını okuyorum oda çok müthiş ayşe kuline canı gönülden teşekkür ediyorum…

  • mehtap
    02 Ekim 2009 |

    benim yorum nerde sildinizmi çok ayıp ettiniz bende bunden sonra buraya birşey yazmam nede bu siteyi ziyaret ederim çok terbiyesizsiniz

  • admin
    04 Ekim 2009 |

    merhaba.. mesajınız falan silinmedi. sadece gönderilen mesajlar otomatik olarak sisteme kaydediliyor ve yönetici onayından sonra sitede yayınlanıyor.

  • SERAP
    10 Şubat 2010 |

    o kadar sürükleyici bir kitap ki bir solukta bitirdim. Kitabı okumadığım zamanlarda bile aklım hep kitapta oluyordu.Kesinle her Türk\\\’ün okuması gereken bir kitap uzun süre etkisinde kalabilirsiniz.Keşke bu öykü beyaz perdeyede taşınsa….Ayşe Kulin\\\’i tebrik ediyorum.

  • PELİN
    10 Mart 2010 |

    ben daha 13 yaşında olmama rağmen hemen bitirdim o kadar güzel ki umarım devamı çıkar çünkü mehpare’ye ne oldu gerçekten merak ediyorum

  • dilek
    16 Mayıs 2010 |

    merhaba ayse hanım ılk defa bı kıtabınızı okudum ve cok etkılendım romanı okurken goz yaslarınımı tutamadım basarılarınızın devamını dılerım:)

  • ŞADİYE
    01 Haziran 2010 |

    merhaba ayşe hanım ben yeni kitap okumaya başladım ve şimdiye kadar okumadığım için kendime çok kızıyorum adı aylin ve veda ile umut birbirinden güzel ve muhteşem umarım herkes bu düşüründürücü ve geçmişimizde neler yaşandıgını öğrenir teşekkürler AYŞE KULİN

  • seval
    13 Haziran 2010 |

    ben seval sizinle iletişim kurmak istıyorum uzun zamandır..zeynep erkul diye komşunuz var onunla ulaşmaya çalıştım ama ulaşamadım..Sizinle oturup kısa bir röportaj yapmayı çok istıyorum..engin tecrübeleriniz ve geniş fikir akımlarınızla ve sahip olduğunuz bu hayatın sırlarını öğrenmeyi çok isterim…telefon numara:05325852293

  • 22 Ağustos 2010 |

    size ulaşmak istiyorum lütfen bı cevap yazarsanız sevınırım

  • 25 Ağustos 2010 |

    Umut ve Veda’yı bir solukta okudum geçen yaz. Birbirine bağlantılı bu tarih eseri tadındaki romanlar tek kelimeyle mükemmeldi. Bu yaz, çok geç kalsam da Sevdalinka’yı okudum. Ayşe Kulin’in okumadığım 4-5 adet kitabı kaldı. En kısa zamanda onları da okuyacağım. Ayşe Kulin, günümüz Türk Edebiyatının tartışmasız olarak en iyi kadın yazarı bana göre. Sevgiler.

  • 05 Eylül 2010 |

    umut veda kitabını okurken hiç elimden bırakamadım. tam bir kere daha okumaya karar verdiğimde şans eseri girdiğim bir marketin kitap reyonunda vedanın çizgi romanını buldum ve hemen aldıp okumaya başladım. okurken sanki olayları yeniden yaşıyormuş gibi oldum yenien ağladım. veda’nın olduğu gibi umut’un da devamı getirirseniz çok sevinirim çünkü sahabat aramın ne olaylardn sonra evlene bildiğini çok merak ediyorum. çok teşekkürler

  • 01 Ekim 2010 |

    Ayşe kulin kitaplarınız cok guzel ben su anda türkanı okumaktayım.Umudun devamını getırcek mısınz?Bu kitapları yazarak bızı gecmısımıze daır bılgılendırdınız.Size cok tesekkur edrım.

  • 12 Ekim 2010 |

    Hiç düşünmeden alıp okuyun derim.veda ve umutu zaten birbirinin devamı.hani yabancı yazarların tarih ve aşk kokan kitapları vardır ya bayılırsınız.işte tamda o tatta süper.bu kitabı çıktığında alıp okumuştum.demiştim nerdeydi bu yazar daha önce böyle bir konu işlemek için.burdan diğer yazarlarıda eleştirmek istiyorum.ingiliz tarihini kendi tarihimden daha çok biliyorum nerdeyse.içine aşk katıp bu eşsiz geçmişimizi işlesenize.tarihimzde oldukça zengin.kitaba gelincede osmanlının ve ankara hükümetinin çatışma dönemleri yurdumuz işgal altında.herkes ikiye bölünmüş.fakirlik,zenginlik,aşk,yanlızlık,nefret… kısacası herşey var o dönemi artık daha bir anlayabiliyorum.en güzelide vatan için çırpınan o insanlar.sadece onlar için bile okumaya değer bir kitap.

Tepki verin!

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi girin sitemize yeni eklenen içerikten haberdar olun...

RSS okuyucu ile takip edin...