Keyfekader Kahvesi – Aykut Ertuğrul

FavoriteLoadingOkuma Listeme Ekle

keyfekader kahvesi

Arka Kapak

Keyfekader Kahvesi’nde sizi kıvrak bir dil, yetkin bir üslup ve kusursuz kurgulara sahip öyküler bekliyor.

Modern ve postmodern anlatı biçimlerini aynı yetkinlikle kullanan yazar, farklı biçim denemeleriyle okura keyifli bir çeşitlilik sunuyor: Aykut Ertuğrul, kimi hikâyelerde fantastiğe göz kırparken kimindeyse Borgesyen büyülü gerçekçiliğin sularında yüzüyor. Gelenekten beslenen fantastik temaların yanında sıradan konuların sıra dışı bir üslupla anlatıldığı öykülerle okuru adeta esir alıyor.

Öykülerde sıkça kullanılan metinler-arasılık, nitelikli okur için çok katmanlı bir anlam dünyasına kapı aralıyor. Okur yalnızca tahkiyede usta bir yazarla değil, Modern Türk Öyküsü’nün sorunsallarıyla da yüzleşen ve yeni kapılar açmaya çalışan gerçek bir yazarla karşılaşıyor.

Aykut Ertuğrul’un tüm bu vasıflarıyla Modern Türk Öyküsü’nü bir adım öteye taşımaya şimdiden aday olduğunu söyleyebiliriz.

Okur Kitaplığı’ndan çıkan Keyfekader Kahvesi 134 sayfa. Öykü severler Aykut Ertuğrul’u zaten dergilerden tanıyor. Ertuğrul’u bu kitapla tanıyacak olanlarsa başarılı, cesur, özgün bir yazarla karşılaşacaklar.

İsminde “kahve” kelimesinin geçmesi benim bir kitabı alabilmem için kesinlikle yeterli. Keyfekader Kahvesi de ismiyle önce alışveriş listemde sonra da okuma listemde yer buldu ve bittiğinde hemen kaldırmadığım, bir süre elimin altında olsun istediğim kitaplarımdan biri oldu.

Kitaba ismini veren hikâyeyle birlikte,

Karanlık Derenin Laneti,

Yanlış Tren,

Dönüş,

Kusursuz Sessizlik isimli hikâyeleri diğerlerinden biraz daha fazla sevdiğimi, bunun yanında sonuna geldiğimde “nasıl yani?” diyerek başa dönüp tekrar okuduğum hikâyeler de olduğunu söylemeliyim.

“Yanlış Tren”  Hikâyesinden Alıntı

Gençtim, on yedimde ya vardım ya yoktum. Ne yaşıtım kızlar gibi film artisti olmak süslerdi rüyalarımı, ne zengin bir kocaya varmak… Yalnız bazı geceler, herkes yattıktan sonra başımı pencereden çıkarır, saçlarımı dalgalandıran rüzgâra bile sezdirmeden aşkı dilerdim Yaradan’dan. Kocam beni sevsin, ben kocamı… Hiç bitmesin aşkımız, çocuklarımız olsun diye dua ederdim. İnsan yüz geri ettikleriyle değil duasıyla imtihan olunurmuş nereden bileyim…

“Kusursuz Sessizlik”  Hikâyesinden Alıntı

Evimin balkonunda oturmuş, bir gözüm Haliç’te kitap okuyorum. Kusursuz bir sessizlik hüküm sürüyor. Mutlak değil ama kusursuz!

Gece…

Birkaç dakikada bir uzaklardan araç sesleri geliyor. Gökyüzünde kendilerini sonsuz gibi görünen bir tavafa kaptıran martıların inlemeleri, sessizliği iyice kusursuzlaştırıyor…

FavoriteLoadingOkuma Listeme Ekle
Yazıyı BeğenmedimYazıyı Beğendim (+6 Puan, 3 Oy)
Loading ... Loading ...

Bu yazı 25 Aralık 2011 tarihinde Betül Yılmaz Eminsoy tarafından Kitap Kritikleri kategorisi altına yazılmış ve defa okunmuş.

Tepki verin!

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi girin sitemize yeni eklenen içerikten haberdar olun...

RSS okuyucu ile takip edin...