Bulantı

FavoriteLoadingOkuma Listeme Ekle

bulantı

Varoluşçuluğun en önemli temsilcilerinden olan  Jean-Paul  Sartre ‘nin ilk romanı olma özelliği de taşıyan bu kitabı ; varoluşla yüzyüze kalan Roquentin’in dünyaya bakışını konu ediyor.

Olayları günü gününe yazmak daha iyi olacak.Açıkca kavramak için bir günce tutmalı..Önemsiz gibi görünseler de küçük ayrıntıları , olaycıkları kaçırmamalı,özellikle hepsini sınıflamalı.Şu masayı , sokağı ,insanları,tütün paketini nasıl gördüğümü anlatmalıyım, çünkü değişen bu.Bu değişmenin alanını ve özünü iyice belirlemeliyim ..

***

Aslında, buluşlarımı söz haline getiremiyordum. Ama şuanda onları sözcük haline getirmemin daha kolay olacağını sanıyorum. Bütün bunların özü olumsallıktır. Yani, varoluş zorunluluk değildir demek istiyorum. Var olmak  ,  burada olmaktır  sadece.Var olanlar ortaya çıkarlar , onlara rastlanabilir ama hiçbir zaman çıkarsayamayız onları ..

***

İlk sayfasından itibaren insanı temel alıyor roman ..Roquentin’ in nesnelere baktığında geçirdiği bulantı krizleri ..Sayfalarca o nesneye karşı getirdiği yorumlar..Varoluşçuluk o kadar derin işleniyor ki ,kitabı okurken ya da okuduğunuz dönem içerisinde bir bulantı krizine girebilirsiniz .

Gerilim , olay türü kitap  sevenlere tavsiye etmiyorum .Fransızca’dan çevirisi yapılan Bulantı  239 sayfadan oluşmakta  ve  felsefe meraklılarının  okuyabileceği bir kitap .

İyi Okumalar ..

FavoriteLoadingOkuma Listeme Ekle
Yazıyı BeğenmedimYazıyı Beğendim (+18 Puan, 9 Oy)
Loading ... Loading ...

Bu yazı 30 Temmuz 2010 tarihinde sibelsevtekin tarafından Kitap Kritikleri kategorisi altına yazılmış ve defa okunmuş.

sibelsevtekin kimdir?

1989 İstanbul doğumlu .Okumayı seviyor ..

Tepki verin!

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi girin sitemize yeni eklenen içerikten haberdar olun...

RSS okuyucu ile takip edin...